TÜRK EFSANELERİ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Nisan 2014, 11:01:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRK EFSANELERİ  (Okunma Sayısı 3733 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 241


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« : 23 Eylül 2011, 15:00:26 »

Bu başlık altında, çeşitli il ve Türk ellerinden Efsaneleri ekleyeceğim.. Konuya katılmak isteyen olursa, yorum yerine, sadece bulabildikleri efsaneleri eklesin..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 241


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #1 : 23 Eylül 2011, 15:17:59 »

GAGAUZ

AY İLE GÜNEŞ


Güneş güzelliği dillere destan bir kızdır; hem kibar hem nazik bir kızdır. Gökyüzünde dolaştıkça bütün yıldızlar ona aşık olur, yolunu gözlemeye başlar. Kız, yolunu gözleyenlerin sayılarının pek çok olduğunu görünce gözlerinden alevler yaymaya başlar. Bu alevlere dayanamayan yıldızlar yanıp kül olurlar, güneş doğduğu zaman yok olurlar.

   Ancak yıldızların güneşe  karşı sevgileri sonsuzdur; Akşam karanlığı basınca onlar yeniden dirilip gözyüzüne dizilmeye başlarlar. Ama güneşin yıldızlarından ay pek meraklıdır.  Çünkü o, bir tane olduğu için kendini parçalayabilmektedir. Bazende hasretinden nazlanıp durur. Güneş de onu görünce ay, buluttan yüzüne  bir perde çekip arkasına saklanıverir.


  Bir gün ay, güneş ile görüşmeye gider. Güneş ayın güzelliğini görünce birden kalbi oynamaya başlar. Bakar ki ay kendisinden daha güzel, düşüncelere dalar, en sonunda aya der ki:

  ''Eğer beni canu gönülden seviyorsan yüzündeki kara benini tırnağınla kopar,bana ver. Ben onu avcumun içinde görmek istiyorum.''

   Ay, hiç düşünmeden sevgilisinin isteğini yerine getirir. Tırnağı ile kopardığı yüzündeki beni güneşe verir. Güneş kahkaha ile gülerek ayın bu fedakarlığına der ki:

  '' Senin bütün güzelliğin bu bende idi;  onu da koparttım. Şimdi en güzel sen değilsin benim.''

  Ay, güneşin bu sözlerine şaşakalır, ne yapacağını bilmez, yüzünden akan kanla kalakalır.

  O zamandan beri ayın yüzü lekelidir. Ay güneşten ayrıldıktan sonra onu bir daha görmek istemez. Güneş ise yaptığı oyundan pişman olur, aya ne kadar cilve yapsa da sonuç alamaz.

  İşte bu sebeple güneş çıktığı zaman ay yüzüne perde çekip yüzünü gizler; güneşe, bir daha yüzündeki lekeyi göstermek istemez.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 23 Eylül 2011, 15:59:45 »

TATARİSTAN

MAYAN GÖLÜ EFSANESİ

Şimdiki Mayan kenarında eskiden Başkırtlar yaşıyormuş. Zengin ve malları çokmuş. Bir zenginin de çok güzel kızı varmış. Mayan isimli.

Göçmen Kazaklar da yakında yaşamışlar. Kız beşikteyken babası onu bir kazak zenginin oğluyla nişanlamış. Fakat oğlan, beş yaşındayken çiçek hastalığına yakalanmış ve çirkin yüzlü olmuş. Kıza, yiğiti biraz yetiştikten sonra göstermişler. Kız delikanlının çirkinliğini görüp bayılmış. O bir yerli genç çobanı sevmiş ve babasının bu çobana vermeyeceğini anlayınca, nişanlısından kurtulma yolunu aramaya başlamış.

Günün birinde çok güzel giyinip, dost kızlarıyla çiçek toplamaya gitmişler. Bütün kıymetli eşyalarını ve çok para almış. Kızlar şarkılar söyleyip oyunlar oynayıp dalmışlar. Mayan ise belli etmeden çilekler arasına paralar atmış. Kızlar ise: "Para bulduk! Para bulduk!" deyip sevinerek, zıplayarak, hevese kapılıp Mayan'ı tamamıyla unutmuşlar.

Mayan ağaçlar arasına gidip de kendiyle getirilen hancerle intihar etmiş. Kızlar bunu kaybedip aramaya başlamışlar ve sadece ölü gövdesini bulmuşlar. Onu birisi öldürdü diye düşünmüşler. Gece de onu seven delikanlı onun kabrine gelip de Mayan'ın kabri üstünde bıçağıyla intihar etmiş. Bu iki sevgilinin gözyaşından göl hasıl olmuş ve onu aşıkların hürmetine Mayan Gölü diye adlandırmışlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 23 Eylül 2011, 16:02:08 »

TATARİSTAN

KADINLAR EFSANESİ
Tatarların inandığı gök tanrı Ülgen, bir gün 7 erkeğe 7 ağaç vermiş ve
Altay
dağlarının yamaçlarında yaşamalarını buyurmuş. 7 erkek 7 ağacı dağın
yamaçlarına dikmişler ve yağmur sularıyla büyüyen ağaçların meyve
tohumları
sonbaharda toprağa dökülünce ağaç sayısı çoğalmış, Altay dağlarının
yamaçları orman haline gelmiş. Aradan uzun zaman geçince gök Tanrı
Ülgen
meleklerinden birisini Altay dağlarına gönderip 7 erkek ve 7 ağacın ne
durumda olduklarını öğrenmesini istemiş. Tanrının meleği dağ
yamaçlarına
vardığında erkeklerin sayısında bir değişiklik olmadığını ama ağaçların
çoğaldığını tanrıya rapor etmiş. Tanrı da meleğe erkeklerin bulunduğu
dağ
yamaçlarına kadın gotürmesini ve erkeklerin bu sayede çoğalmalarını
buyurmuş. Melek ilk kadını yanına alıp dağ yamacına geldiğinde
erkeklerin
tamamının ağaçların bakimi ile ilgilendiğini görmüş ve kadını orada
bulunan
bir köpeğe emanet ederek erkeklere haber vermeye gitmiş. Kadını dağ
eteklerinde tek başına gören şeytan köpeği bir kemikle kandırıp hemen
yanına
yaklaşarak elindeki flütle kadının burun deliklerine 7 ayrı müzik
nağmesi
üflemiş, kulaklarına da 9 ayrı telli saz melodisi göndermiş. İşte
şeytanın
gönderdiği 7 flüt melodisi kadınlarda 7 ayrı ruh hali, 9 telli saz
melodisi
9 ayrı huy yaratmış. O zamandan sonra kadınlarda beliren 7 çeşit ruh
hali
ile 9 çeşit huy sayesinde erkekler kadınların ne zaman ne yapacaklarını
bilemez olmuşlar. Bir bakmışlar çok neşeli iken birden bire asık
suratlı
olmuş, bir gülmüş bir ağlamış, bir küsmüş, bir barışmış. Kadınların ne
zaman
ne yapacaklarını kendileri dahil kimseler bilemez olmuş.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 241


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #4 : 23 Eylül 2011, 16:23:35 »

GUGUK KUŞU

ALTAY
           

 Vaktiyle bir Altay ailesinin Guk adında bir genç kızı varmış. Bu kız evin gelininden su istemiş. Gelin bu işe çok kızmış ve su getirmemiş. Şeytan bu kızı kuşa çevirmiş. Kız uçup evin damına konmuş. Kuşu yakalamak isteyen aile fertlerinden biri yakalamak için uzanınca anca tek ayağını yakalayabilmiş. Kuşun ayağında kalan ayakkabı çıkmış ve yakalamak isteyen aile ferdinin elinde kalmış. Guguk kuşunun aslının buradan geldiğine ve tek ayağında ayakkabı olmadığı için bir ayağı kırmızı diğeri siyahtır.

            Guguk kuşu kendini belli etmek için ismi olan “Guk” kelimesini söyler durur. Bunun yanında bazı veli kişilerin de kuş donuna girip uçtukları bilinmektedir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 241


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #5 : 23 Eylül 2011, 16:25:40 »

YEDİ YILDIZLAR

ALTAY
 

Bir zamanlar yedi arkadaş varmış. Bu arkadaşların hepsinin ayrı birer yeteneği varmış.

            Caan-Oos uzakları görür,

            Uzun-Kol uzaklara eliyle uzanır,

            Tarmaçı büyü yapar,

            Tındaaçı uzakları dinler,

            Cügürüci hızlı hızlı koşar,

            Caan-Kös ise suları yutarmış.

            Karatı-Kaan bir gün bunların hepsini çağırtır. Tındaaçı uzakları dinler ve Karatı-Kaan’ın kendilerini zindana atıp öldürmek istediğini öğrenir. Birlikte giderler. Başlarından birçok hadise geçer ve bunları özellikleri sayesinde atlatırlar. Bir süre sonra kendilerinin bir kayanın üzerinden intihar ederek ölmeleri gerektiğine kanaat getirirler. Kayanın üzerine çıkarlar ve aşağı atlarlar fakat yere düşmezler. Göğe doğru yükselerek yedi arkadaş birer yıldız olurlar.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.248 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.