Türk Bayragindaki Ay Yildiz
(1/4) > >>
YILDIRAN:
Bursa Kent Konseyi Gönül Dostları Kadın Çalışma Grubu tarafından düzenlenen `Osmanlı Döneminde Kadın Sultanlar` konulu konferansa konuşmacı olarak katilan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Türk Bayrağındaki ay yıldızın Göktürklerden geldiğini ve  Yıldırım`ın Niğbolu savaşında anlatıların hepsi uydurma.`oldugunu iddia etti.
Siz neler düsünüyorsunuz?
Uraltu:
Kandaşım öncelikle benim hep açmak istediğim fakat bazı nedenlerle açmadığım bu konuyu açarak çok isabetli bir iş görmüşsün kutlarım.Ben bu tespitin doğru olduğunu düşünüyorum.fakat bu kadar demekle iş bitmez düşüncemi nelere dayandırdığımı da açıklamam gerek biliyorum ama keşke ben söylesem sen yazsaydın yazı yazma konusunda ifade etme konusunda iyi değilim.Bayrak hakkındaki şu hikaye doğrudur Türklerin bir savaş alanında biriken kanlarının üstüne ay ve yıldızın ışığı vurur bunu gören Türkler bu oluşan resmi bir bayrağa dönüştürür.Bu gereçkten doğrudur.Anlatıla gelmiştir.Tıpkı bir çok destanımız gibi bir olaydır bu destanlaşarak halkın dilinde söylene gelmiştir.Hiç bir destan uydurma değildir.Sadece içeriği tam olarak anlaşılamamış olayların o zamanın insanları tarafından anladıkları şekilde aktarılmasıdır.Peki bu olay doğru ise ki ben doğruluğunu adım kadar biliyor ve onu öz fikrim gibi savunurum.
1-Ne zaman olmuştur?
2-Böyle bir görüntü nasıl oluşabilir?

Bu iki soruyu açıklamaya çalışalım.

1-Ne zaman olmuştur?Niğbolu savaşında olması bir uydurmadır.iyi ama kim böyle bir uydurmayı niçin yapmıştır.Önceleri Göktürkler ve bir çok Türk devleti boyu ve klanlığı tarafından kullanılan bu sembol belirli bir dönem sonra kaldırılmıştır hangi dönemdir bu?Anadolu Selçukluları,Harzemşahlılar,Alaaddinin sihirli lambası pardon asıl adı şu galiba Alaaddin keykubat bin ibni abdulrezzak bin abdüssameed bi dakka çok uzattık Alaaddin keykubat desek yeter öfkemden alnımın damarı beliriyor kandaşlar mazur görün.Evet bu zamanda yani  muaviye ve emevi görüşünün hayranı olan anadolu selçuklu devlet yönetimi zamanında unutulup gitmiştir.Diğer bir çok Türk unsurunun zedelendiği dönemde budur.Türklerin koyu bir şekilde araplaşma dönemidir.Bir çok insan bu dönemi ilk islama girilen Karahanlılar dönemi zannetsede aslında araplaşma Anadolu selçuklu zamanında en üst düzeydedir.Peki konuya dönelim sonra osmanlı zamanında bir yan sancak böyle diyorum çünki bunlara ne denir ismini bilmiyorum birden fazla sancak bayrak flama kullanan devletler tüm dünyada olabildiği gibi Türklerde daha yaygındır.Ana bayrak ve yanında Türklerce kutsal sayılan bazı bayrak ve sancaklar bulunur oldukça sık rastlanır buna.Fakat halk nazarında bu sancak bir yan sancak durumunda olmuş üzerinde arapça tevhit yazan sancak halk için en kutsal olan sayılmış diğerlerinin yani üç hilal ve ay yıldızın nereden geldiği halk tarafından uzun zaman içinde unutulmuş olduğu ve değer görmediği Yıldırımhanın dikkatini çekmiş halk nazarındaki değerini tekrar sağlamak amacıyla bayrağın gerçek hikayesi o zamanda oluşmuş gibi gösterilmek için bu anlatı uydurulmuştur çok da iyi yapılmıştır.Yıllarca emevi koyu taassup görüşü altında yaşayan Selçuklu mirası olan bu halk başka türlü anlamıyacaktı.Hikaye gereçktir fakat bu anlattığım amaç doğrultusunda Niğboluda olmuş gibi gösterilmiştir zekicedir.Yıldırım han benim gibi Türklüğünü inancı ile bir gören kişler için hayranlık uyandıran bir Türk lideridir.Onu yakından tanıyanlar farklı olduğunu bilir.Niğbolu savaşının bir çok kişinin dikkatinden kaçırdığı bir yönü vardır.karahanlılardan,Selçuklular zamanından bu yana ilk kez bir İslam dinine mensup bir Türk devletinin lideri savaşta alınan esirleri kılıçdan geçirmiştir.Bu yüzden YIldırım benim için çok özeldir.Bu eski bir Türk hareketidir.Bu da onun kafa yapısının kendi devrinde Türklük öğesini ortaya koyduğunu gösteren delillerden sadece bir tanesidir.Kısaca bayrağın Niğboluda oluştuğu söylencesinin ardında yata gerçekler budur.Yani aslında bu hadise çok daha önce olmuş bir hadisedir fakat orda oluşmuş gibi gösterilmiştir.peki asıl hadise ne zaman oluşmuştur.Ayyıldız Göktürklerden çok önce oluşmuştur fakat Göktürkler buna her zaman sahip çıkmıştır işte bu yüzden Göktürklerinde kullandığı doğrudur.Fakat bilinen Türk tarihinde ilk olarak hangi devlet kullandı deriseniz o devlet hiç şüphesiz Sakadır.Bilemediğimiz kesin olarak açıklayamadığımız bu hadise kan üstüne vuran bu şekil büyükbir ihimal dahilinde Göktürk ve saka dan önce
olşuşmuştur
Bunun M.Ö 1500 olduğunu sanıyorum.Böyle sanmamın elbette nedenleri var fakat bunları burada ele almam.
Alamam dememin nedeni hem çok uzun olur zahmetli olur bana çünki bir çok çalışmayı ta baştan paylaşmak gerek buda bu konuyu aşan bir çok araştırmayı ele almak demektir bu sebeple gerek yok.


2-Böyle bir görüntü nasıl oluşabilir?

Evet bu çok daha önemli ve ilginç esrarengiz bir konudur.
Bilimselolarak böyle bir görüntü nasıl oluşabilir yani şimdi efsaneciliği sihirselliği ve fantastik tarzı bir yana bırakıp aklın ve bilimin ışığında bu konuyu ele alırsak bunun mümkünatını yada mümkünsüzlğünü daha iyi kavrarız.

Bilindiği üzere dünyanın uydusu olan ayın bir takım evreleri vardır bilim buna 20 yy da değinmiş ve açıklığa kavuşturmuşsada kutsal kitaplar ve tinsel öğretiler bilimden çok önce bu olaylara değinir.

Örneğin Kuran da Yasin süresinde Ayın ve güneşin yörüngeleri olduğu bildirilir.

Ay ve Güneşde onlara bir delildir kenid yolunda akıp gider İşte bu aziz ve Alim olan Allahın taktiridir.(38)
Aya gelince ona menziller tayin ettik nihayet o eski bir hurma salkımının çöpü gibi bir yay haline dönmüştür.(39)

Güneşin kendi yolu olduğunu bilim keşfedeli 30 yıl olmamıştır.
Yani güneşinsamanyolu galaksisinde daha büyük bir yıldızın uydusu olduğunu bilim yenikeşfetmiştir.

Şimdi şu nokta için bunu verdim bu bir araştırma din propagandası değil kimse bu şekilde algılamasın bize haksızlık etmiş olur.Biliyorsunuzki bu gün bildiğiniz dinlerden birinden değilim ben.Bu sitede din konuları hassasdır malumunuz Türkçülüğümüz fikir olarakbu gün çok karmaşık şeylerle mücadele etmek zorundadır.Bu yüzden dinsel bir şeyi örnek vereceğimizde hepimiz hassas olalım müspet ilme bir dayanak olacak bir veri bu gün antik mısır dininden bile çıkmakta batılı bilim adamları bile dünya dinleri içerisindeki
bilgilerden zaman zaman isrifade eder o yüzden siyasetleştirmeden yapmalıyız bunu.

Aya gelince 39 nolu ayettede ayın hilal yani yeni ay dediğimiz evresi dile getiriliyor.Ayın neden başka bir evresi değilde bu evresi zikrediliyor ve bir delil olarak sunuluyor bu çok ayrı bir muamma ama konumuzla ilgisi var.Bu önemli görülmüşki islam peygamberine ve mensuplarına belirtilmiş.Bu dileyn herkez için
bir düşünme araştırma konusu olabilir ama biz bayrak olayına geri dönmeliyiz.Bunu neden ele aldım Türklerin bayrağındaki ay yeni ay durumundadır.Ve bu bayrak hadisesinin islam kültüründen girmediğini bayrağın Türklerde apayrı bir hadiseden oluştuğunu biliyoruz.hatta yukarıda bahsettiğimiz üzere taassub ve yobaz anlayışın bu bayrağı Türklerin kültüründen silmeye çalıştığınıda biliyoruz.Bu gün bile aynı anlayışa sahiplerin
bayrağımızdan hoşlanmadıklarını da biliyoruz.Öyleyse Türklerin bayrak hadisesinde islamdan çok önce
geçen bu olaydaki ayın yeni ay hali niçin İslam kitabında metoforsal bir şekilde örnek gösteriliyor bu bir rastlantımı yoksa ?Tanrısal bir sırmı???

Şimdi bilinmeyen bir zamanda dökülen asil
Asana soyu kanlarının üzerine vuran yeni ay evresinin ve yıldızın mümkünlüğünü ele alalım;

Ayın yeni ay evresinde olduğu açıkça görülür.Ama hilali tam ortalar bir noktada bir yıldız vardır.Ay evrelere girdiğinde güneş ve dünya arasındaki açı ilişkilerinden ötürü ışığı yansıtma durumu değişir.Yarısı karanlık yarısı aydınlık ve hilal biçimde görüntüler oluşturur.karanlık kısmını biz sanki boş bir alan gbi görürüz.oysa tabiki bilimsel açıdan bu doğru değildir.karanlık kısımın boş gibi görünmesi sadece bir göz aldatmacasıdır ışık yoksunluğundan orası göğün boşlukları ile aynı tonda olduğu için ay sanki bir dilim gibi gözükür gerçekte ise biliyoruzki karanlık kısım ayın ışık yansıtamdığı kalan yüzeyidir.Hilal olan kısmı bir daireye tamamladığınızda ayın karanlık ısmını parlayan kısmı renginde doldurduğunuzda asıl olan bir küredir sadece hilal dilim sadece
bir göz yanılmasıdır.Şimdi bilinen basit bir konu ama yinede belirtmekte fayda var.
yeni ay evresinde kürenin kalan kısmı karanlıkdadır.Işığı yansıtamaz şimdi mesele şu naıl olurda orada bir ışılı bir nesne oluşur?
Ayın ışıksız kısmında bir ışık kütlesi var bu aydan değil.Ayın o kısmı karanlıktadır.
ayın içinde bir delik olup sadece oradan ışığın geçmiş olması salakça ve bilime aykırı bir ön görü olduğuna göre o ışık nerdendir veya nedir?
ikinici aşamaya geçtik öyleyse o ışık ay ile dünya arasında
ulunmak zorundadırki ayın tam üstünde parlasın.Yani bize bakan yönde bulunmalırki görebilelim.öyleyse ya yüzeyinde ya dünya ile ay arasında olmalidırki dünyadan gözüksün.Bir yıldız kadar betimlenen
bu nesne için başka bir öngörü olamaz.
Akla bilime mantığa aykırıdır.Ayın arkasındaki bir yıldız bize bakan taraftan gözükemez.
Neden çünki ay transparan değildir ha ha !   katı bir cisimdir.
O zaman bu şekilde Dünya yer yüzeyinde bir Türk kanlarının biriktiği bir yere böyle bir görüntü
izdüşümü oluşabilmesi için tek yol vardır ay ile dünya arsında bir yıldız olması.
Ayile dünya arasında bir yıldız olamaz yıldız denen cisimler oldukça büyük ısı saçan gök cisimleridirki evrende en büyük ana gök cüisimleridir.Güneş bir yıldızdır.Yani yıldız demek Güneş demektir.Ayla dünya arasına Yıldız kategorisine giren bir şeyin yerleşmesi mümkün değildir.Saçmalıkdır.Bilimsel olarak asla kabul görmez gülünç bir şeydir.
o zaman yıldız olamayıcağına göre geriye çok az seçenek kaldı,Dünya ile ay arasında bir kuruklu yıldız evet bu olabilir böyle bir nesne dünya ile ay arasından geçmesi ki bu bilimsel olarak mümkündür.Ama şu varki kuyruklu yıldız bu şekilde parlamaz böyle bir görüntü oluşturması olağan değildir.Çünki kuyruklu yıldızlar ardlarında bir takım enerji birikimi plazma gibi bir oluşum taşırlar bu da bir ışıklı  kuyruk görüntüsü oluşturur.
Fakat bayraktaki yıldız bu şekilde değildir.Kuyruğun gözükmemesi için dünyaya sıfır açıyla yaklaşması gerekirki bu da pek mümkün değildir.Ama olasıdır.
Geriye bir tek şey kaldı dünya dışı bilinmeyenbir ışık kaynağı.ne demek istediğim anlaşılmıştır daha açmaya gerek yok.Türklerin Göksellik literatürünü sıkça kullanmaları ile paralel düşünülürse daha iyi anlaşılacaktır.
Şu veya bu şekilde bunlar sadece bir tezdir ama kesino lan bir şey vardırki hikaye gerçektir ve bu siliüetin kana yansıdığı gün pek sık rastlanmayan belirli bir devirde tekrar eden bir göksel olay meydana gelmiştir.Ve olay esnasında Türkler savaşmaktadır ilginç...İşte buna garanti verebilirim.
Düşünmek isteyen beyinlere düşünce ve bilim açıktır.Bilimin  başladığı yer araç gereç ve laboratuvar değildir.Bilim insan zekasının içinde başlarki en önemli ve en büyük laboratuvar orasıdır.
Esen ola...








Uraltu:
Beyler kusura bakmayın çok yazım hatası olmuş biraz klavyeden biraz hızlı yazmak zorunda olduğumdan idare edin artık şu kocamış kurdu.Birde şunu belirtmeyi unutmuşum yıldız ilk başlarda hilalin tam birbirinebakan kısmındaydı veya biraz daha içte sonraları bu biçim değişikliği ile biraz ön kısma alınmıştır.
K A L K A N:
Anlatılması gerekenleri,mizahi bir dille anlatman hoş olmuş.Bu kadar uzun yazımlarda birazcık yazım hataları olabilir.Öneml olan yazılanların okunması.Birazda katkı benden.



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Bir söylenceye göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir göl gibi toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın bu göl üzerinde yansıması ile oluştuğu kabul edilmektedir. Yapılan tüm varsayımlar arasında, 1. Kosova Savaşı'nın sebep olması en büyük ihtimallerden biridir, çünkü bu savaşın akşamında gökyüzünde Jüpiter ve Ay yan yana nadir anlarından birini yaşamıştır.

1. Kosova Savaşı tarihi (28 Temmuz 1389), ve Kosova koordinatlarında (Lat: 43.41 , Long: 25.65) gökyüzündeki gezegenlerin konumu incelendiğinde Ay ve Yıldız'ın aslında Ay ve Jüpiter olabileceği ortaya çıkar.

Eğer ki bu yansımayı, olası bir kan gölü üzerinde düşünürsek de; bize Türk Bayrağı'nın şu anki hali gözükür. Bunun için o tarihte ve koordinatta gece yarısı saatlerindeki gökyüzü görüntüsünü, ayı arkanıza alarak kan çukuru üzerindeki yansımayı izlemek isterseniz karşımıza aşağıdaki resimdeki gibi bir görüntü çıkar, ve Türk Bayrağı ile arasında müthiş bir benzerlik vardır.

Jüpiter'in köşeleri Jüpiter'in gözükebilen 4 ay'ının da etrafında kısmen parlaması (basit bir teleskopla gözükebilir, ancak çıplak gözle en iyi ihtimal Jüpiter'e yakın bir parıltı gözükür); büyük bir ihtimal Jüpiter'i köşeli bir yıldıza benzetilmesini sağlamıştır. Lâkin, Güneş'in herhangi bir gezegen üzerindeki yansımasının Dünya'daki insanlar tarafından parlak bir yıldıza benzetilerek de izlenebilir. Uranüs gezegeni de, bu süre içerisinde Jüpiter'e olan yakınlığı (her ne kadar çıplak gözle gözükmesi çok zor olsa da, küçük bir parıltı olarak gözükebilir); Jüpiter etrafında farkedilebilir 5 köşe gözükmesine sebebiyet verir.

1. Kosova Savaşı sırasındaki, Kosova'da gökyüzündeki görüntüye ulaşmak için örnek resimlerde Stellarium isimli ücretsiz planetarium programı kullanılmıştır. Planetarium programımızı 1. Kosova Savaşı tarihine (28 Temmuz 1389), ve Kosova koordinatlarına (Lat: 43.41 , Long: 25.65) alırsak ; gökyüzündeki Ay ve Yıldız'ın aslında Ay ve Jüpiter olduğu ortaya çıkar





Uraltu:
Kandaşım katkın için sağolasın.Çok iyi bir katkı olmuş.yanlız bu tarz görüntü benzerleri çok oluşuyor burada şüpheli Jupiter sede başka izdüşümlerde olabiliyor diğer gezegenler gibi bir keresinde bir akşam bayrağımızdakine çok benzer hatta senin verdiğin örnek resimdekinden daha yakın bir konumu da gözlerimle gördüm hatta çevremdekilere gösterdim.Tabi o neydi hangi gök cismidir bilemem.Sonuç olarak belki böylede olabilir ama daha öncede kullanılması durumuda mevcut sonuçda ne zaman olursa olsun bir gök hadisesi ile oluştuğu kesin Her şey olası kesinkez jupiter de olabiir başka bir sebebde ama bunu bilmiyordum çok iyi olmuş.
Fakat ayın yeni ay hali Türklerce eski kültlerin de niçin bu kadar önemlidir o ayrı bir muamma.
Navigasyon
Mesajlar
Sonraki Sayfa