ŞEYH SAİT (ŞEYHLER ŞENLiĞİ)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2014, 21:30:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 8
  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞEYH SAİT (ŞEYHLER ŞENLiĞİ)  (Okunma Sayısı 24510 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 06 Mayıs 2009, 13:35:51 »

SEYH SAİT VE İSYANI




 
ŞEYHLER ŞENLiĞİ





1925 Nisanının sonundan itibaren 2 ay Diyarbakır bütün tarihinin en ilginç günlerini yaşadı.
Şeyhler ve onlara uymuş bulunanların (Şıh Seyıt ve adamları) lider takımını oraya getirdiler.
Orda yargılandılar orda asıldılar.

Diyarbakır'a sevk edilen ilk önemli şahsıyet Seyit Abdülkadir ve adamları oldular .Bunlar nisanın ortalarında
gediler o sırda isayan henüz bastırılmamış oldugu için gizli tutuldu .Alayişi ilk kafıle başında bizzat Şeyh Sait olan kafileydi .



En önde bir müfreze gidiyordu .Onun arkasında şeyh Sait ,şeyh şerif ,şeyh saıt in damadı şeyh abdullah ,kasım bey ve ötekileri bulunuyordu .hepisi hayvanlar bindirilmişti .Hepisi özel muhafaza altındaydı .şih bılhassa dikkati çekiyordu .fakat oldukça halsiz bir hali vardı yakalandıktan sonra midesınden rahatsızlanmıs ,yemek yiyemiyordu .

şeyhler ve arkadaşları iç kale kapısına gotürülmüşlerdi .Orda atlarından indirildiler .Yaya olarak kendılerını bekleyen erkanın huzuruna iletıldıler .Bir heyecan dalgası etrafı kapladı .şeyhlere iyi muamele edildi.

başta şeyh sait ve bütün asiler yargılanmanın sonuna kadar kalacakları hapıshaneye sevk edildi.


2. bir kafıle Dıyarbakıra 11 mayıs paszertesi günü getırıldı .Onun başında şeyh şemsettin vardı o ne derce sefil bir mahluk oldugunu çabuk belli etti.
şeyh şemsedinne nasıl geldiği soruldu .Şeyh güç inanlılr bır futursuzlukla

--hamdolsun hükümetimiz sayesınde rahat geldim Hiç bir eksiğim yoktur cenabı hak cumhurıyetımızı başımızdan eksık etmesın dedı ( ----- bak. APO yaklandıgındada aynı şeyler)

odada olanlar hayertle bırbırlerıne baktılar nede cumhurıyetcıydı bu şeyh ?

şey h şemseddin hareketin başında hükümetten yana tavır almış ama hep ikili oynamıstı Asilerin kazancagına ınanınca tamamıyla onların yanına geçmişti. şimdi yenıden bır manevra edip hoş görunmeye çalısyordu .

şeyh şemseddin in ne igrenç bir mahluk oldugu durşmalar sırsında daha iyi anlaşıldı mahkemenın elınde saıngın hakkında esaslı bılgı ve belge vardı Bu şeyh şemseddin babası şey yusuf öldükten sonra analığını kendine nikahlamıstı .Bunun üzerine ihbar edilmiş yakalnmıs hapse atılmıstı Durusması başladıgıda demıstıkı .

----şeyh yusuf benım babam degıldır .Seyh yusuf anneme nıkahlandıgı zaman ben annemın karnında beş aylıktım .

Yani p-iç oldugunu söyleyerek beaat kararı almıştı . ama bu p-- babası olmadıgını bıldırdıgı şeyh yusuf un şeyh liğini pek ala sahıplenmıs ve o sıfatlada baba sının müritlerıne sahıp olmustu .


Ali Saip bey tarfından yapılan sorgusu şöyle ceyran edecektır
-- hangı tarıkkattansınız
--nakşibendiyim
--tekken nerde ?
--Umranda ve Kamışlıda iki tekkem var .
--tekkelerın kaç mürd alır ?
--15-20
--ne kadar erkek ? ne kadar kadın mürridin var ?
--50 erkek 40 kadın
Bunun üzerine Ali Saip bey Diyarbakıra ilk getirildiği gün ki sözlerini hatırlatarak
--o zaman 600 erkek 200 kadın demiştin diye sordu
seyh
--şaşırmışım !

Ali Saip bey Şeyh saıt e
--şeyh hazretlerı bir çok müridleri bulunan fikir yoldaşınız şeyh şemseddin in marıfetlerını ıyı dınleyınız
dedeikten sonra sorgusuna devam edecek ve soracaktır
--hayvanlardan mürüdin varmı ?
--hayır yoktur

Sorgunun sonunda anlşılırki ayınlerde müritler tilki ,köpek kıyafetlerıne burunur şeyhlerın serefıne tilki ve köpek gıbı bagırırlardı.şeyhın huzuruna ayakta gırmek affedılmez bır kusurdur mürıtler kapıda yere kapanmakta ve seyhın onune kadar surunerek gıtmektedır .Bunlar ayın sırasında kendılerını oyle vermektedırlerkı bır muddet sonra cezbeye kapılıp kendılerınden geçmektedırler .Bu esnada seyh ın en yakınlarından bırı "" Allahın yüzünü göster ey şeyh diye " diye bagırmakta şeyh te yüzünden nikap ını kaldırmakta ve cok mürid Allahın yüzünü
gördüğüne inanamaktadır .ve düşüp bayılmaktadır

Ali Saip bey Şeyh in kirli yüzüne bakarak soracaktır
--Allah ın yüzü senin yuzundemi tecelli eder ?
Şemseddin susarak önune bakacaktır .BU GERÇEKLERDİRKİ TEKKE VA ZAVİYELERİN KAPATILMA SEBEBİNİ TEŞKİL EDECEKTİR.


Diyarbakırda kı sinema mahkeme salonu halıne getırilmişti .sahneye yargıçlar heyetı ve savcılar yerleşmistı
en ilginç iki buruşmadan bırıncısı başlıyordu Seyıt Abdülkadır ve arkadaşalrı :
kendılerıne isanad eilen suç ""vatanın butunlugunu bozma ve türkiye cumhuruyetı toprakları üzerinde bir kürdisatn devletı kurmaya teşebbüstü""
davanın sanıkları şunlardı :Seyıt Abdülkadır ,oglu Seyıt mehmet ,Hacı Ahta ,Palulu Kör Sadi,Bitlisli Kemal Sadi ,hoca Askeri ,Cemilpaşazade Ekrem Bey ,İlyas Efendi,Nafiz bey ve üç adamı .
sanıklardan Seyıt Abdulkadır Seyıt kılıgındaydı yani basında yeşil takken ve etrafında beyaz sargı vardı cubbelıydı duruşmada bulunan dıgerlerı sivil giyimliydi .

Önce Saıt Abulkadır sorguya çekildiı Tabii her şeyı ınkar edıyordu -yetmişbeş yaşındaydı vanlıydı istanbulda suadıye semtınde oturuyordu eski meclıs ayan uyesıydı ve şurayı devlet başkanıydı aslen Kürt degıldı Kürdistana yerleşmişim dedi -Abdülkadır mehmet geylani ahfadından dı seyıttlık ordan gelıyordu .


mahkeme heyetı dıger sanıklarında kımlık tespıtını yaptı .savcı süreyya bey ın iddanamesı kısatydı.

--""Kürt ısyanı ve ihtılalıyle alakalı ve asılerın kıskıtıcılarından olamaktan mahfuz krt teaali cemıyetı başkanı seyıt abdulkadır ve oglu seyıt mehmet ve erbinli Hosnev aşireti reısı nafız ve palolu olup çeşitlı kurt cemıyetlerınde aza bulunan Abdullah Sadı nin idda edılen sucu işlediklerı baglı dava evrakı arsındakı zabıtlar ilk ifadeler,mektuplar,vesıkalar ve diğer butun kagıtların metınlerden ve deliller ve karine ile sabıt olmaktadır .Suçların maıyetıne göre cezaların tayını ve maznunların işlediklerı ıddia olunan sucun maiyetı ıtıbarıyla haklarında tevkıf kararı verılmesını rıca ederım ""-

başkanın talebı üzerıne savcı, davasını izah ettı sanıkların falıyetını dort devre olarak göruyordu .Tasavvur ,tertıp,karar ve icra .hedef memleketı parcalamaktı .gayertler cok uzun bır surden berı devam edıyrodu .Seyıt Abdulkadır ,Şeyh sayıt ıle de temas halındeydı ,şeyh saıt oglu Ali rıza yı ıstanbula göndermıstı ve Ali rıza ıstanbulda Seyıt Abdulkadır ın evınde kalmıstı .teşkilatın en faal elamanı Kör Sadı ıdı Onun arcılıgıyla da sanıklar bır yabancı devletle (ingılızler)de temasa geçmişti ( daha dogrusu oyle odugunu sandıkları ingılız istıhabatcısı Mr.Templen bir türk istıhbaratcısıydı cahıllık işte )Seyıt Abdulkadır tevkıf edıldıgı nisan ayına kadar
Fıkrınden vaz gecmemsıtı Dosaya içindeki bazı evrak ve raporlar olayın butun içyuzunu acıklıyordu .

başkan bunların okunmasını istedı O zaman Nızamettı n bey ( seyıt abdulkadırın ingılız yetkılısı sandıgı turk istıhbaratcı) tarfından Mr. Templen adı altında sanıklarla yapılmıs oldugu temaslara daır raporlar okundu .bunlar dört beş taneydı ve anlatılanlar hıyanetı reddedilmez hale getırıyordu seyıt Abdulkadır ve arkadaslrı raporları hayret ve şaskınlık içinde dinlediler (Mr.Temlen in gercek kımlıgını orda ögrendıler ve tabıı nasıl faka bastıklarını anladılar ).

Abdulkadırın sorgusuna tekrar baslndı .Seyyıt bu defa süngusu düşmüş haldeydı Geçmişteki krtçülük falıyetlerını anllatı . Söyledıklerıne göre mütarekeden sonra dogu ıllerınde ermenıstan devletı kurmak tasarısı üzerinde durulmustu .Buna karsı kurulmus olan kurt tealli cemıyetı vardı seyıt abdulkadır bunun o zamankı yonetıcılerının ısımlerını verdı kendısıde bu dernege gırmıstı sonra onu başkan yapmıslardı .
--maksadınız ermenıstanın kurulmasına manı olmaktı dedı
başkan sordu
-- ıyı ama hem ermenıstanın kurulmasına karsı oldugunuzu soyluyorsunuz hemde bunu kabul etmıs olan ferıt paşa ve kabınesınde yerınızı muhafaz ediyorsunuz Bunu izah edermısınız .
seyıt ""arzedeyım efendım "" dedı ve anlattı Ferıt paşa ile bu yuzden ""bogaz bogaza"" gelmişlerdı fakat arkadaslrının ısrarı yuzunden o kabınede kalmıstı .

Dinleyıcıler gulmeye başladı Seyıt zaora krt tealli cemıyetıne baskan olmuş.zaorla kabınedekı yerını muhafaza etmıs tı.Başkan dosyadan baska bır vesıkayı cıkardı ve o nu dam ı zorla imzalamıs oldugunu sordu
Bu krt teallı cemıyetı tarfından Hürriyet ve ıtılaf partısıyle imzalanıms bır mukaveleydı .Burda Kürdıstana muhtarıyet verılmesı kararlastırılıyordu .Cemıyet ıkı tarfa bırden oynamayı tercıh etmıstı Başkan sordu
--mukavelenın altındakı imza sahıplerı kimlerdır ?
Seyyıt itıraf ettı
Bizim Molla Saıt (sıh sait )vardı Bedirhanilerden Mehmet ali vardı birde bendenız vardım Hurrıyet ve ıtılaftan
vasfı hoca ,zeynelabıdın hoca ,sabırı hoca vardı .
"" bu mukaveleye imza koydugunuzu kabul edıyorsunuz degılmı ?"
Seyıt abduklkadıur boynunu buktu
--evet kabul edıyorum imza da koydum nasıl ınkar edebılırım
Seyıt o zaman bir osmanlı hukumetı bulundugunu kendılerının ayrı bır krt hukumetı kuracaklrını fakat halıfeye baglı kalacaklrını bildirdi ,bu sıyası bır ayrılık olacaktı dıne bag devam edecektı Abdulkadır tekrarladı
--maksadımız ermenılere mukavemet etmektı
baskan Abdulkadır den cumhurıyet ıdaresı hakkındakı göruslerını sordu Abdulkadır cumhurrıyetten butun islam devletı kurma ülküsü içinde olanların anladıgını anlıyordu ve buda tam bir açıklıkla söyledi.
--ben bir islam cumhurıyetı taraftarıyım Cumhurbaşkanlıgı babadan ogula geçemz ama her meclıs degıstıgınde ıse devlet baskanı degısmez.Cumhurbaskanlıgı müddet e baglı olmalıdır şeren de bu böyledır benım kannatım bu merkezdedır ""ben cumhurıyet tarftarıyım ""
Tabiki bu cumhutıyetın ankara dakı cumhurıyetle bır ılgısı yoktu Seyıt Abdulkadır serıatın ne ıstedıgını soyluyordu Parlementırızmın degıl .
sorgunun agırlığı bundan sonra tekrar krtçülük falıyetlerıne kaydı .Kürt teallı cemıyetının kimliği üzerınde bır amblem vardı :zemın yeşilsdi ve ortasında güneş bulunuyordu .seyıt Abdulkadırden bunun anlamı soruldu Seyıt : "anlasilan bu krt bayragıdır ""dedi
Şeyh saıt ıle ilişkilerı konusunda ise seyh i hiç tanımadıgını söyledı :Arada sırda dükkanına gidip çay ıçtıgı bir tuccar dostları vardı .şeyh saıt ın oğlu Ali Rızayı orda görmüstü .ali rıza kendısının elini öpmüştü.
Ancak"" sonra gene görüştünüzmü ? ""sorusu üzerine Evet görüşmüşlerdı Ali rıza ertesı gun Seyıtın evıne gıtmış ve konuşmaları iki saat surmustu .başka bır gunde sait in oglu seyıt ın evınde gece yatıya kalmıstı .
Abdülkadır buna ramen isyandan haberder olmadıgını söylüyor.Yemın bıllah edıyordu .Oysa isyanı bıldıgı gıbı son seyıt Ali rıza konuşmsını takıben Ali rıza nın babsı yanına donmesıyle başlamsıtı .
seyıt abdülkadır dediki
--Dinimle sizi temin ederimki eger bır isayndan malumatım olsaydı hükümetı haberdar ederdim .
Duruşmanin esas ilgi çekici safhası öteki sanıkların bilhassa Kör Sadi nin dinlenmesıyel başladı Seyıt Abdülkadır her seyı inkar etmesıne ramen Kör sadi her şeyi bülbül gıbı şakıyor olayların butun detaylrını verıyordu ..

Evet müstakıl bır kürdıstan için çalısıyorlardı kendısı buna dada 1.dunya savasından önce baslamıstı
hatta taif e sürülmştu çeşitlı cemıyetler kurmustu olanlarda gırmıstı .Müstakil kürdıstan hareketı dısarda köklerı olan geniş bır harekettı ve yaygın bır teşkilatı vardı Kör sadi Kürt teallı cemıyetının kimlıgı , uzerındekı üzerındeki amlemın Kürdistan ın muhtrarıyetını ifade ettıgını söyledı .Milli mUcadele esnasında kUVVAı mıllıyeye karşı tavır aldıgını da saklamdı .

başt a seyıt abdulkadır ötekı sanıklar Kor Sadi ye düşmanca bakıyorlardı Ellerınden gelse bır kasık suda bogacaklardı .Nitekim durusma boyunca hapisahnede sureklı kavgalar cıktı sanıklar bırbırlerını süreklı mahkemeye sikayet ettıler Seyıde bakılrsa kor sadi butun bu hıkayelerı bır gecede hapıshanede uydurmustu .
oysa kor sadı nın anlattıkları Nizamettın bey (turk ıstıhbaratcı) in raporları ile örtusmekteydı .
kör sakı
--evet görüştük biz kendısını mr templen sandık ama polismiş meger diyordu
ve bütün temasları bizzat Seyıt abdulkadır in idare ettıgını söyluyordu seyıdı gösetrerek söyle haykırıyordu
--seyyıt abdulkadirının haberı olmadan kürdıstanda yaprak bıle kımıldamaz !!
kör sadı isyanın seyıt abdulkadırın evınde seyıt ıle Seyh saıtın oglu arasında ortaklasa kararlastırıldıgı konusunda ısrar edıyordu abdulkadırın komşusu İngılızlerlede temas halınde oldugunu söyluyoru seyıt ı delıye cevıren bu itiraflar olmustu .
durusmaya ötekı sanıklarda katılmıs kadro artık tamam olmustu Bunlardan Cemilpaşazde ekrem bey siniriller arasında ıdı adam kellesıyle oynandıgını biliyordu .kendı adı ıthamlara karıstıgında siddetle karsı cıkıyodu
--Bu herıfler bir melanet dolabı cevırmısler benıde bulaştırmak istıyorlar dedi seyyıt abdulkadir ve kör sadı ye ınanılmazdı zaten yalan soyluordu bunlar .
o zamankı gazeteler bu olayları anlatırken ızleyıcılerın tepkısını "" gülücukler "" olarak yazıyorlardı .

son celse 23 mayıs 1925 cumartesı gunu acıldı o celsede sanıklar savunmalrını yapacaklar ardından yargıclar kurulu kararlarını acıklayacaklardı salon gene tıklım tıklımdı fotograflar cekılıyor filimler alınıyordu .

ilk savunmayı seyıt abdulkadır yaptı geçmiş hızmetlerını uzun uzun anlattı masumuyetını ilan ettı .Oglu Mehmet te aynı sekılde davrandı kör sadi müzevir in tekıydı en ufak menfaatıiçin her seyı yapabılırdı .O kadar Tıynıyetsızdı
kör sadı ıse Seyıt ın damarına basmak istermıs gıbı kendıne savunmayı bır yana bıraktı baba-ogula saldırıyordu
--Körden degıl iki gözu acık körlerden korkmak gerektıgını soyluyor ahlar uf lar cekıyor bu seyıt lerın ne melun oldugunu en ıyı kendısının bıldıgını söyluyordu .
Öteki sanıklarda savunmalrını yaptılar Kör sadı den baska yaptıklarını kabullenen cıkmadı .

Hukum bıraz sonra teblığ edıldı İdama Mahkum olanlar sunlardı :

Seyıt Abdulkadır ,oglu Seyıt Mehmet ,Hacı Ahta ,Plulu Kör Sadi,.Bitlisli Kemalfevzi,ve Hoca Askeri.

Cemilpşazade Ekrem bey ,İlyas efendi ,Nafiz bey üç adamı beraat etmişlerdi.beraat edenler
""YAŞASIN CUMHURİYET ""diye bagırıyorlardı salonda bir heyecan dalgası esti.Dinleyıcıler kararı alkışladılar .İdam mahkumlarını alıp göturduler .diğerleri serbest kaldılar .

Hüküm dört gun sonra çarşamba sabahı şafak vaktı Ulucamii önunde infaz edildi meydana kurulmaus olan altı shpa manzarya korkunç ugursuz bır hva verıyordu .
Ömce kemal fevzi asıldı şuçsuzlugunu söyluyordu en sonunda "" hakkınızı helal edın ""dedi o nu avkat
Hacı Ahta izledi hacı Ahtanın koyu bır krt mılıyetcısı oldugu anlasılıyordu Sehpaya ""yaşasın krt mefkures,yaşasın kürdistan"" diye bagırarak gitti .İdamları seyretmk üzere toplanan halk kalbalık bır agızdan cevap verdı "" YAŞASIN CUMHURİYET ""
Seyıt Abdülkadir ve oglu en az parlak bır seklılde ölümü karsıladılar Seyıt Abdulkadır kendısının asılması suretıyle Kürtlerin geyretlerinde tahrik edildiğini söylüyordu .seyıt Mehmet Bır ara Peygamber sulalesınden geldıklerını ve asılmayacaklarını söyleyıp durdu .

Hepısınden dayanıklı çıkan yıne Kör Sadi oldu ip Bogazına geçerken küçük bir nutuk bile attı .
---son sözüm şudur:memleketin selametı namına muhterem hakimler heyetınızın hakkımızda verdıgı kararı minnet ve sükranla karsılıyorum kabul ediyorum hepimiz idam cezasına mustehakkız Çünki bu vatana HIYANET ettk .ALLAH TÜRK MİLLETININ TÜRK MEMLEKETİNİN SADETİNİ MÜMMEN(saglanmış) VE EBEDİ ETSİN söyleyeceklerım bu kadardır

Biraz sonra cıkan bir rüzgarla altı ceset sehpalrında hafıf hafıf sallanıyordu .....

Bilgilerinize sunulur , simdi , masumane gorunen bolucu eskiya , kurt cetelerinin ,gercek niyetlerini ortaya koymasi acisindan , gercekleri gorme acisindan , bilmekte fayda olan bilgiler ...



Şeyh Sait Ayaklanması ve Bastırılması: (13 Şubat-31 Mayıs 1925) Nasturi Ayaklanması sonrası ordudaki görevinden firar eden bir kaç subay ve bazı isyancı elebaşları hakkında vatana ihanet suçundan haklarında yargılama süreci başlatılmıştır. Bu kişilerle ilişkili olarak Şeyh Sait de duruşmaya çağrılmıştır. Bu durumdan kuşkulanan Şeyh Sait oğlu Ali Rıza’yı Halep üzerinde İstanbul’a seyit Abdulkadir’e göndermiştir. Daha öncesinden yapılan planlar çercevesinde 1926 da planlanan isyan Şeyh Sait’in tutuklanma ihtimalinden dolayı öne alınmıştır. Bulunduğu Hınıs ilçesinden Piran’a geçen Şeyh Sait burada yanında iki mahkumu da sakladığı gerekçesiyle Jandarma harekete geçer fakat şeyh Sait taraftarları Jandarmalara ateş açarlar bu şekilde isyan başlar. Daha sonra halkı dini kurtarmaya davet eden vaazlar vererek çevredeki aşiretlere haber salarak isyana teşvik eder. Esasen bir Nakşi Şeyhi olan ve koyun ticaretiyle zenginleşen bu sayede geniş bir çevre edinen Şeyh Sait’in bu çağrısı yankı bulur ve çevre il ve ilçelerde ayaklanmalar yağmalar başlar. Şeyh Sait Genç iline giderek buraya da isyanı yayar ve kontrolü altına alır. Bölgedeki telgraf hatları kesilerek iletişim engellenir. Muş, Bingöl ve diğer çevre illerde isyana yönelik propagandalar yapılır. İsyanın büyümesi üzerine mecliste tartışmalar başlar Fethi Okyar Hükümetinin pasif kalması nedeniyle hükümet yeniden İsmet Paşa öncülüğünde kurulur. Sertlik yanlısı olan İsmet İnönü Hıyanet-i Vataniyye kanununa yeni maddeler ekleyerek dini sömürüyü de bu kapsama alır. Takriri-sükun kanunu çıkartılarak genel seferberlik ilan edilir. Nihayet Şeyh Sait yanlılarının Diyarbakır üzerine yaptığı hücum başarılı bir şekilde engellenir. Kaçan Şeyh Sait taraftarlarının yüzlercesi bu çatışmada ölür. Şeyh Sait Muş ile Varto arasında sıkıştırılınca teslim olur ve İstiklal Mahkemesinde yargılanır. Diyarbakır'da kurulan Gezici istiklal mahkemesince Seyit Abdulkadir ve Şeyh Sait başta olmak üzere 48 kişi idam edilir ve onlarca kişi çeşitli cezalara çarptırılır. İsyan sonrasında bölgede temizlik operasyonları yapılan halktan olaylara karışanlar tespit edilir ve bölgede silahlar toplanır.

Diğer isyanlar: Şeyh Sait isyanında sonra dağılan kaçan eşkiyalar askeri birliklerin çekilmesinden sonra diğer bölgelerdeki krt aşiretleri ve din adamları ile birlikte bulundukları bölgelerde çapulçuluğa, ayaklanmaya başladılar. Bunlardan en önemlileri 1926 yılında Dersim’de ve Ağrı’da çıkan olaylardır. Türk ordusunun kararlılıkla mücadelesi sonucu bu isyanlar büyümeden bastırılmış ve bölgede geniş çaplı askeri temizlik hareketleri yapılmıştır. 1927 yılında İran topraklarına kaçma imkanı bulan Kürt aşiretler Ağrı’da yeniden isyan etmişlerdir. Çıkan çatışmalarda isyan bastırılmışsa da elebaşları kaçmayı başarmışlardır. Yüzbaşı İhsan Nuri daha öncesinden ordudan firar etmiş ve bölgedeki isyancıların askeri eğitimini üstlenmişti. 1927 de yakalanamayan bu şahıs daha sonra 1930’da bölgedeki aşiret beyleri ile tekrar isyan etmişlerdir. Bu isyan kanlı şekilde bastırılmış her iki taraftan da büyük kayıplar verilmiştir. Yine bu isyanla bağlantılı olarak Van’da Zilan deresi bölgesinde asiler isyan etmişlerse de başarılı olamamışlardır. Diğer Sason Mardin gibi yerlerde de küçük çaplı ayaklanmalar olmuştur. Fakat asıl önemli bir isyan merkezi olan bir türlü kontrol edilemeyen Dersim’e sıra gelmiştir. Yüzyıllardır eşkiyaların ağaların merkezi olan sarp vadilerle derin gizli yollarla binlerce kişiyi barındıracak mağaralarla mükemmel bir eşkiya yuvası olan bölgede feodal beyler hüküm sürmüş ve hiç zaman devlet otoritesini tanımamışlardır. Birinci Dünya savaşında Ruslar karşısında zayıf kalan Osmanlı ordusuna arkadan saldırmışlar bu sayede bol miktarda silah ve cephane elde etmişlerdi. Bizzat Mustafa Kemal’in emriyle bölgede geniş çaplı bir harekat için hazırlıklar başladı. 1937 yılı baharında büyük askeri birliklerle başlayan hareket sonucu eşkiyalar önemli kayıplar verdiler. Buna rağmen kışın bastırması nedeniyle harekete son verilince bölgedeki karakollara resmi binalara saldırılar başladı bunu n üzerine hava kuvvetlerinin de katılımıyla bölgede son ve öldürücü darbe vuruldu. Mağaralar bombalandı ve bölgedeki elebaşılar yakalanarak yargılandı. Bu olaylar sırasında 5000 civarında silah toplanmıştır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KAM
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 3



« Yanıtla #1 : 04 Ekim 2009, 00:14:36 »

İT NASIL SALLANIYOR, TORUNLARI DA AYNISINI OLACAK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı



ATSIZIN  
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
   KILICI
Tien san
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 04 Ekim 2009, 00:59:04 »

 Yoktan yaratan ulu kurtarici büyük AtaTürk sag olsaydi, TBMM de asilmayi hak etmeyen kac milletvekili olurdu! Arap ermeni melezi cumhuriyet düsmani ABD. gül,  saitten dahami az zararli? Teyyo Kördogan, krt soylu hainlerden dahami vatansever? Tam bagimsiz,adam gibi bir devlet olsak,istilal mahkemelerini,yeniden kursak,CHPli sayin Canan Aritmanin haricinde,ipte sallanmayi hak etmemis milletvekiline rastlamamiz mümkün olurmuydu? Gecmiste idam edilen bu hainler,günümüzdeki hainlere rahmet okutacak cinsten degillermi?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
tunga
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 129



« Yanıtla #3 : 04 Ekim 2009, 11:32:42 »

  eskiden tek tükmüş.şimdi ortalık bunlardan geçilmiyor.
  şeyh sait (ingiliz)uşağı ve onun şimdiki varisleri.
  monşer erdoğanın rumu kürdü ermenisiyle beraber bir numaralı destekçileri.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 04 Ekim 2009, 15:08:08 »

TIEN SAN RESMİN GÜZELLİĞİNİ GÖRÜYOR MUSUN? ÇERÇEVELETİP DUVARA ASMAK VE PANKARTLARLA ŞEHRİ SÜSLEMEK LAZIM BUNUNLA.

İBNELERE İBRET OLSUN.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tien san
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 04 Ekim 2009, 19:08:43 »

 Andam güzel dersinde Bu resmi sehirlere asacak irade nerde? Bu millet kurtulus savasini veren atalarimiz gibimi? Yoksa pis midesini doldurmak icin,iki paket makarna ile,üc cuval kömüre, serefini hasiyetini satan insanlarla, hangi resmi cerceveletip sehir duvarlarina asacaksin?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
umut1
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 85



« Yanıtla #6 : 06 Ekim 2009, 17:29:01 »

Ne acıdırki bu kahbe soysuzların züriyetleri ülkede iş adamı siyasetçi ve birokrat oldular .Oldularda ne mi oldu işte size bu günkü ülke tablosu .Şimdi dedelerini asan cumhuriyet ile olan kavgalarına şahitlik ediyoruz.Bu ensest ürünü mahlukatlar hesap için yıllarca takiye yaparak gizliden gizliye bu günlere geldi ülkeyi yöneten soyu kırık devşirme siyasetçiler bunlara oy için ikbal için göz yumdu .Bugün artık onların rovanş günü açılım saçılım krt sorunu demokratikleşme hepsinin arkasında bu gerçek var dededen toruna geçen kin Türk düşmanlıgı .Türk ün tanrısı bu ensest tohumları ile Türk ırkına hesap günü nasip etsin.TANRI TÜRK Ü  KORUMASIN TÜRK TÜRK Ü KORUSUN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

İNADINA TÜRKÜZ
İNADINA TURANCI!!!
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 29 Mayıs 2010, 00:31:42 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



BU SALINCAKTAKİ İTİN TOHUMLARINIDA BÖYLE SALLANDIRMADIKÇA BİZE RAHAT YOK ANLAŞILAN,OLACAK OLAN OLACAKTIR.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Boran
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 29 Mayıs 2010, 10:35:04 »

   Yüce Tanrım neler yaratmış. Bir yaratığa bu kadarmı yakışır gebermek.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Mavi-Kurt
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 58



« Yanıtla #9 : 29 Mayıs 2010, 14:06:01 »

 Bu ne biçim bir canavar Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

İmzasız Kahraman Peynir
Sayfa: [1] 2 3 ... 8
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.104 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.